İstanbul’dan ayrılmak

Öncelikle bu yazımı yıllardır önünden geçerken uğramak isteyip uğrayamadığım Kdz.Ereğli Halk Kütüphanesinden yazıyorum. Bunu bilmenizi istedim. İlk ve ortaokul anılarım depreşti resmen. Sessizlik arıyorsanız kütüphanelerin üstüne tanimam.

Neyse gelelim konumuza, geçen günlerde Tahir Dinç ispanyol.net de bir yazı yazmış içinde benim ismimin, Sibel hanımın (Sibel Özcan İmeryüz),cimri.com, ilab holdingin ve hatta “Köy ” olarak nitelendirdiği Karadeniz Ereğli nin isminin geçtiği.

Tahir Kardeşime teşekkür ederim ince fikirli oluşundan dolayı. Ancak bu konuyla ilgili birkaç anektotum var ve bunu kamuyla paylaşmak isterim.

Evet cimri.com dan ayrildim bir takım kişi ve konulara karşı anlaşmazlıkların doğurduğu sonuçlar ertesinde. Bence konu cimri.com un yada Sibel Özcan İmeryüz’ün başarısı/başarısızlığı değil, yada benim. Sn Mustafa Erhan SAY tabir-i caiz se gıbta ile baktığım örnek olarak gördüğüm iş ve işveren ahlakına ve çalışanları ile ilgili tutumuna hayret ve hayranlıkla tanık olduğum güzide insanlardan biri. Bu bağlamda üzüldüğüm tek nokta cimri.com dan ayrılırken böylesine başarılı, çalısanlarına karşı (sadece müdürler değil temizlikçiler dahil) nezaket timsali tavirlara hakim, patrona ( Sn.Mustafa SAY’a) faydalı olamamak ve kendisi ile yollarımızın ayrılmış olması. Hayat bu neleri getirir bilinmez ama şunu çok iyi biliyorum ki Mustafa Bey askerdeki albaylar/paşalar gibi erbaş askerle tarafindan sevilen ve askerlerini seven komutan gibi seviyor ve seviliyor çevresinde. Mustafa SAY ‘ı anlatmak için ayrı bir başlık açmak gerekli.

Karadeniz Ereğli ile ilgili “KÖY” yakıştırması yapan İstanbullu Cahillere sözüm. bilmiyorsanız araştırın. Tahir Dinc bu kelimeyi kullanırken bence ironi yapti yada latife etti bana hitaben. Aksini düşünmek zaten mantığa ters. Yazımın sonunda paylaştığım görselde Kdz.Ereğli ile ilgili Turistik,Kültürel,Ekonomik,vb konulardaki soru işaretleriniz varsa giderileceğinden eminim.

Son olarak İstanbul’a veda edişimle ilgili Küçük bir hatırlatma, “HER VEDA BİR ELVEDA DEĞİLDİR, GİTMELERSE GELMEK İÇİNDİR.”

Necip Fazıl Kısakürek “Canım İstanbul” şiirinde de dediği gibi;
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım…
İstanbul,
İstanbul…

IMG_20160405_150619

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir